Siyasi mahpus Sevgi Saymaz, 35 yılı aşkın süredir kesintisiz olarak hapishanede bulunduğunu ve hakkında verilen hücre cezalarının tahliyesini geciktirdiğini belirtti. Saymaz, mektubunu cezaevinden yazdı ve çeşitli hak ihlallerini anlattı.
Saymaz, 1992 yılında müebbet hapse mahkûm edildiğini ve şartlı tahliye süresinin 30 yıl olduğunu aktardı. Tahliye günü geldiğinde verilen idari cezalar nedeniyle 6 yıl daha cezaevinde kalacağını, böylece ceza süresinin ömrünün büyük bölümünü kapsadığını söyledi.
OHAL sonrasında hapishanelerde baskı, yasak ve hak ihlallerinin arttığını belirten Saymaz, disiplin kurullarının kendilerine hücre cezası, mektup ve telefon yasağı gibi kararlar verdiğini aktardı. Haklarını savunan mahpusların iyi hâlli olmadığı gerekçesiyle tahliye haklarının ortadan kaldırıldığını ifade etti.
Saymaz, bazı ifadelerinin tutanaklara farklı yansıtıldığını, doktor raporlarını mahkemeye sunmak istediğinde ise kendisine gitmediği yazıldığını ileri sürdü. Dava açılmasına rağmen haklarını koruma girişimlerinin ek cezalar doğurduğunu ve sonuçta 30 yılın üzerine 6 yıl ve başka hapis cezalarının eklendiğini açıkladı.
Kandıra Cezevi önünde 2 Kasım Pazartesi günü saat 11:00’de basın açıklaması yapılacağı bildirildi. Saymaz’ın hukuksuzlukları gündeme getirmek amacıyla düzenlenecek etkinlik, siyasi mahpusların tahliye sorununa dikkat çekmeyi amaçlıyor.
Saymaz, mektubunda kendisine gönderilen bir bileklik ve küpeleri de anlattı. Bu eşyaların hediyesi olarak taşındığını ve ailesiyle yeniden bir araya gelme umudu taşıdığını belirtti.
Kaynak: Evrensel