ABD'de 3 Kasım'da yapılan ara seçimlerde Demokratlar, Cumhuriyetçilere karşı önemli bir zafer kazanarak Senato ve Temsilciler Meclisi'nde çoğunluğu ele geçirdi. Sonuçlar, başkan Donald Trump'ın ekonomi ve dış politika tercihlerine yönelik bir tepki olarak değerlendiriliyor. Demokratlar, özellikle İran savaşı ve başkanlık yetkilerinin kullanımı konusunda yönetimi denetlemeye hazırlanıyor.
Responsible Statecraft yazarı Jim Lobe, 6 Kasım'da yayımladığı analizde 1974 ve 2026 ara seçimlerini karşılaştırarak yeni Kongre'nin Trump'ın yetkilerini ne ölçüde sınırlayabileceğini inceledi. 1974 seçimleri, Başkan Richard Nixon'ın Watergate skandalı nedeniyle istifa etmesinden üç ay sonra gerçekleşmişti.
O dönemde Kamboçya ve Laos'un gizlice bombalanması, CIA'nın Şili'deki seçilmiş hükümeti devirmeye yönelik faaliyetleri ve bütçe yetkilerinin aşılması tartışmaların merkezindeydi. Arap-İsrail Savaşı'nın ardından uygulanan petrol ambargosu da ekonomik durgunluğu derinleştirmişti. Demokratlar Senato'da 4, Temsilciler Meclisi'nde 49 sandalye kazanırken Kongre'ye 76 yeni üye girdi.
Kongre, Şili, Güney Kore ve Türkiye'ye yönelik askeri yardımları sınırlandırdı; insan hakları ihlallerini dış yardım kararlarında belirleyici ölçüt haline getirdi. Gizli operasyonlar başkanın onayına ve Kongre'nin bilgilendirilmesine bağlandı. Church ve Pike komisyonlarının çalışmalarının ardından Angola'ya gizli askeri destek yasaklandı, otoriter yönetimlere silah satışları denetim altına alındı ve 1976'da olağanüstü hâlleri sona erdirme yetkisi Kongre'ye tanındı.
Bu değişimler Cumhuriyetçilerin de desteğiyle gerçekleşmişti. Lobe'a göre Trump'ın ikinci döneminde genişleyen başkanlık yetkileri, Nixon dönemindeki tartışmaları yeniden açtı. Yeni Demokrat çoğunluk, başkanlık vetosunu tek başlarına aşmaya yetmiyor. İran savaşının Cumhuriyetçi Parti içinde yarattığı bölünme ise bu dengeyi değiştirebilir.
National Security Archive uzmanı Peter Kornbluh, Kongre'nin yetkileri sınırlama açısından tarihi bir fırsata sahip olduğunu savunuyor. Council on Foreign Relations uzmanı Charles Kupchan ise başkanlık vetosu ve siyasi kutuplaşma nedeniyle ciddi değişim beklemiyor. Lobe'ye göre belirleyici soru, 1974'teki partiler arası uzlaşmanın yeniden kurulup kurulamayacağı.
Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika