Bolu'daki Domino Tekstil'de sendikalı işçilerin çıkarılmasının ardından toplam 60 işçinin işten atıldığı bildirildi. Atılan işçilerin 25'i sendika üyesi. Yaklaşık 500 işçinin çalıştığı fabrikada sendika faaliyeti başlayınca iş güvenliği ve çalışma koşullarında ciddi değişiklikler yaşandığı ileri sürüldü.

20 yılı aşkın süredir fabrikada çalışan ve adını açıklamak istemeyen bir kadın işçi, sendikalaşmanın ardından yoğun gözetim altına girildiğini anlattı. İşçilerin tuvalete giderken takip edildiğini, birbiriyle konuşmaları ve selamlaşmaları sorun yaratabildiğini aktaran kadın, bantların ve ekiplerin yetkinlik dağılımı gerekçesiyle yeniden düzenlendiğini belirtti.

Fabrikada uzun süredir asgari ücretle çalışan işçiler, yeni açılan pozisyonlara yerleşen personelle aynı ücreti aldıklarını ve haftalık ile akşam mesailerinin karşılığını tam alamadıklarını söyledi. Ücretlerdeki artışın vergi dilimi nedeniyle sınırlandığı yönündeki açıklamaları yetersiz bulduklarını bildiren işçiler, haklarının ödenmesi için durumun incelenmesini istedi.

İşçiler, sendikalı çalışanlara yönelik baskıların sona ermesini ve işten çıkarılanların yeniden işe alınmasını talep ediyor. Fesih bildirimlerinde şirket yönetim kurulunun 7 Eylül'de toplu işçi çıkarma kararı aldığı, siparişlerin azalması ve maliyetlerin artmasının gerekçe olarak gösterildiği yer aldı. İş sözleşmelerinin 22 Ekim itibarıyla feshedildiği aktarıldı.

Sendika Örgütlenme Uzmanı İzzet Özbey, toplu çıkarmaların sendikal örgütlenmeyi zayıflatmak amacıyla yapıldığını ileri sürdü. Özbey'e göre İşletme Müdürü Zabit Kuzeyi, işçileri tek tek odaya çağırarak e-Devlet üzerinden sendika üyeliğini sorguluyor ve fesih bildirimini imzalamak istemeyen çalışanlara baskı uyguluyor. Özbey, daha önce taksitle ödenen tazminatların sendika faaliyeti sonrasında tek seferde ödendiğini de kaydetti.

Fabrikanın sahibi olduğu belirtilen Eski CHP Milletvekili Umut Oran, gelişmelerden haberdar olmadığını ve kendisinin işletmeci olmadığını savundu. Domino Tekstil'in 2010'dan beri ayrı bir yönetim kurulu tarafından yönetildiğini belirten Oran, sürecin fabrikayı yöneten kişilerle görüşülmesi gerektiğini ifade etti. Özbey ise Oran'ın her gün fabrikaya geldiğini ve evinin fabrikanın hemen yanında bulunduğunu öne sürdü. Fabrika yönetiminden olaylara ilişkin açıklama alınamadı.

Kaynak: Evrensel