Çevre izleme istasyonlarının kayıtlarına göre Türkiye'de hava kirliliğinin en yoğun olduğu iller belirlendi. Iğdır, metreküpte 118,17 mikrogram partikül madde yoğunluğuyla ilk sırada yer alırken Malatya, Erzincan ve Kütahya da kirliliğin yüksek olduğu iller arasında gösterildi.

Hava kalitesi ölçümlerinde PM2.5 ve PM10 değerleri değerlendirildi. PM2.5, çapı 2,5 mikrometreden küçük olan toz, kurum ve kimyasal parçacıkları kapsıyor. Bu mikro tanecikler solunum yollarındaki filtreleme mekanizmalarını aşarak akciğer dokusuna ve kan dolaşımına ulaşabiliyor. Dünya Sağlık Örgütü yıllık ortalama için 5 µg/m³ partikül sınırını güvenli kabul ederken Türkiye'de bazı ölçümlerde bu eşiğin 5 ila 10 kat üzerine çıkıldığı kaydedildi. Partikül oranlarının güvenlik limitlerini aşması, milyonlarca kişinin kronik ve ölümcül sağlık sorunlarıyla karşılaşmasına yol açıyor. Kirlilik Doğu Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu hattında yoğunlaşırken sanayi ya da termik santral tesislerinin yakınında bulunan Osmaniye, Bursa Kestel ve Şırnak gibi noktalarda yılda 250 günden fazla sağlıksız hava solundu. İstanbul'un Sultangazi Cebeci bölgesinde ise taş ocaklarının etkisiyle yılın 263 günü kirli hava parametrelerine işaret edildi.

Yüksek partikül madde maruziyetinin KOAH, iskemik kalp rahatsızlıkları, inme, akciğer kanseri ve diyabete bağlı erken ölümlerle ilişkili olduğu bildirildi. Uzun süreli solunmanın demans riskini artırdığı, ozon kirliliğinin ise solunum yollarında kalıcı iltihaplanma ve akciğer kapasitesinde düşüş oluşturduğu aktarıldı.

Hava kirliliğinin neden olduğu erken ölümler, kronik sağlık sorunları ve iş gücü kayıplarının ekonomik sonuçları da hesaplandı. Hazırlanan raporlara göre kirliliğin Türkiye ekonomisine doğrudan ve dolaylı olarak yıllık maliyeti yaklaşık 138 milyar dolar seviyesinde bulundu.

Kaynak: Sözcü