Türkiye'nin 2035 yılında nihai enerji tüketiminde elektriğin payını yüzde 35'e çıkarma hedefi, dağıtım şebekelerinde yeni yatırımları gerekli kılıyor. Elektrik tüketiminin aynı dönemde 510 teravatsaate ulaşması beklenirken güneş enerjisi, elektrikli araçlar ve depolama sistemlerinin yaygınlaşması şebeke kapasitesi ihtiyacını artırıyor.

Elektrik Dağıtım Hizmetleri Derneği (ELDER) Genel Sekreteri Fakir Hüseyin Erdoğan, dönüşüm sürecinde yıllık şebeke yatırımlarının 4 milyar doların üzerine çıkacağını bildirdi. Türkiye genelinde 21 elektrik dağıtım şirketi, 1,6 milyon kilometreyi aşan hat uzunluğu ve 573 binden fazla trafoyla yaklaşık 52 milyon tüketiciye hizmet veriyor.

Dağıtım sektöründe 2013 yılından bu yana 20 milyar dolarlık yatırım yapıldı. Bunun 11,9 milyar dolarlık bölümü son 5 yılda gerçekleştirildi. Şebekeye bağlı üretim tesisi sayısı 35 bine yaklaşırken, 2025 yılında lisanssız üretim kapasitesine eklenen 5 bin 108 megavatın yüzde 98'i güneş enerjisinden karşılandı.

Erdoğan, Türkiye'nin 120 gigavatlık çatı güneş enerjisi potansiyelinin elektrik talebinin yaklaşık yüzde 45'ini karşılayabilecek büyüklükte olduğunu belirtti. Elektrikli araçlar, veri merkezleri, yapay zekâ uygulamaları ve artan soğutma ihtiyacının da şebeke yatırımlarını desteklemesi gerektiğini vurguladı. Elektrikli araç sayısının 2035 yılına kadar 7 ila 10 milyona, şarj soketi sayısının ise 2028'de 100 bine ulaşması öngörülüyor.

Dağıtım sektörünün üretim, tüketim ve verinin birlikte yönetildiği sistem işletmeciliğine geçtiğini aktaran Erdoğan, dirençli ve akıllı şebeke yatırımlarına odaklandıklarını açıkladı. 1 Mart 2026'da başlayan Milli Akıllı Sayaç Sistemi dönüşümünün dijitalleşmeye katkı sağlayacağını ve tüketicilerden ek bedel alınmayacağını bildirdi.

ELDER, 9-20 Kasım tarihlerinde Antalya'da düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı'nda (COP31), 50 milyar dolarlık şebeke yatırımı gündemini gündeme taşıyacak. Yeşil finansman mekanizmalarının kullanılması gerektiğini savunan Erdoğan, iklim müzakerelerinde şebekelerin ayrı bir başlık altında değerlendirilmesini istedi.

Kaynak: Yeni Şafak