Mustafa Kemal Atatürk'ün Yunus Nadi'nin sorularını yanıtladığı demeç, 7 Mayıs 1924 günü yayımlanan Cumhuriyet'in ilk sayısında yer almıştı. Atatürk, metinde Samsun'a çıkışından Milli Mücadele'nin merkezi olarak Ankara'nın seçilmesine kadar geçen süreci değerlendirmiştir.
Ankara'nın devlet merkezi olmasının önemli nedenleri arasında doğal konumu, coğrafi yapısı ve verdiği güven gösterilmiştir. Atatürk, ülkeye en uygun merkezin burada olması düşüncesinin İstanbul'daki döneminde başladığını, genel savaş sonrası ateşkes günlerindeki görüntülerin bu kararı netleştirdiğini aktarmıştır.
Ankara'ya ilk geldiğini anlatırken, şehrin çevresindeki halkın kendisini karşıladığını ve milletin kurtuluşuna ilişkin inancını ortaya koyduğunu belirtmiştir. O dönemde Ankara istasyonunun yabancı subay ve askerlerin işgali altında bulunduğunu ve bölge halkının gösterisinin bu yabancılar üzerinde ilk endişeleri yarattığını söylemiştir.
Atatürk, Ankara'yı yalnızca coğrafi değil, tarihsel bir merkez olarak da görmüştür. Selçuklu yönetiminin parçalanmasının ardından Anadolu'da kurulan beylikler arasında Ankara Cumhuriyetini gördüğünü ve burada cumhuriyet merkezi olma yeteneğinin sürdüğünü ifade etmiştir. Türkiye'nin çeşitli bölgelerinde gözlemlerine dayandığını, başka yerlerin halklarının da aynı yetenekten uzak olmadığını belirtmiştir.
İstanbul'dan Samsun'a giderken kararlarının olgunlaştığını anlatan Atatürk, ayrılırken şehrin halkı için üzüldüğünü ve onların kurtulacağına ilişkin güvenini koruduğunu söylemiştir. Bu güvenin ardından yaşanan gelişmelerin çoğunun bilindiğini belirten Atatürk, anılarını yazmayı ve olayları belgelere dayalı biçimde aktarmayı gelecek nesil için bir görev saymıştır.
Anılarının hazırlanmasında belge ve kaynakların esas alınması gerektiğini vurgulayan Atatürk, doğru bir ulusal tarihin oluşturulması açısından bu yaklaşımı önemli görmüştür. Metinde, tarihsel olayların gerçekliğini değerlendirmek için dayandığı belgelerin araştırılması gerektiği belirtilmiştir.
Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika