Milli Savunma Bakanlığı, Libya'nın deniz yetki alanları mutabakatının onaylanmasını memnuniyetle karşıladı ve Mısır'a benzer bir uzlaşma çağrısında bulundu. A News Yayın Koordinatörü Orhan Sali, gelişmeyi Doğu Akdeniz'de Türkiye ile Mısır arasındaki iş birliği ve deniz yetki alanları üzerinden değerlendirdi.

Sali'ye göre coğrafi yapı nedeniyle bölgenin iki ana aktörü Türkiye ve Mısır. Türkiye'nin onayı olmadan büyük bir projenin hayata geçmesini zor ve imkânsız saydı. Daha önce Türkiye'yi devre dışı bırakmayı hedefleyen EastMed projesinin tarafların kendi arasında uzlaşamamasıyla çöktüğünü hatırlattı.

İki ülke arasındaki stratejik potansiyeli gözeten Sali, yakın siyasi ve ekonomik iş birliği ile askeri alanda ve silah ihracatında güçlü anlaşmalar bulunduğunu belirtti. Libya ile Türkiye arasındaki anlaşmanın Mısır için de model oluşturabileceğini savundu.

Harita üzerindeki F ve E noktalarının hızla C noktasına, yani 4. ve 5. bölgelere genişletilebileceğini, bunun şu anda Türkiye ile Mısır'ın elinde bulunduğunu söyledi. Bu hamlenin İsrail ve Yunanistan'ın bölgedeki oyununu bozacağını aktardı.

Libya Meclisi'nin Türkiye ile yapılan mutabakatı onaylamasının ardından Yunanistan'da iç siyasette kriz yaşandığını belirten Sali, muhalefet ve eski Başbakan Andonis Samaras'ın Miçotakis yönetimine baskı yaptığını ifade etti. Yunan diplomasisinin AB ve ABD'deki diaspora üzerinden Türkiye karşıtı girişimlerde bulunduğunu da ileri sürdü.

Sali, İsrail, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve Yunanistan arasındaki kablo projesine değinerek Fransız gemisinin Girit açıklarında başlattığı teknik faaliyetleri anlattı. İsrail'in köşeye sıkıştığını ve Atina'yı manipüle etmeye çalıştığını savundu. Türkiye'nin izni olmadan projenin hayata geçmesinin zor olduğunu, bölgedeki her adımın Türkiye'den izin gerektireceğini ifade etti.

Kaynak: A Haber Gündem