19. yüzyılda beyaz fosfor kullanılarak üretilen kibritler, işçilerin çene kemiklerine ve ağız dokularına büyük zarar veriyordu. Zehirli buhara maruz kalanlarda diş ağrısı, diş eti iltihabı ve iyileşmeyen yaralar görülüyor; hastalık ilerledikçe çene kemiği canlılığını kaybediyordu.

Bu tablo tıp literatüründe fosfor nekrozu olarak tanımlanıyordu. Enfeksiyonun beyne yayılması ölüme yol açabiliyor, bazı işçilerin çenelerindeki ölü kemik dokusu ve dişlerin cerrahi yollarla çıkarılması gerekiyordu. ATSDR, apselerin boşaltılması ve rekonstrüktif cerrahi uygulanması gerektiğini, iyileşmenin bazı vakalarda yıllar sürebildiğini belirtiyor.

İngiltere'nin Londra kentindeki Bow bölgesinde yer alan Bryant & May fabrikasında 1875 yılında 5 bin 600'den fazla işçi bulunuyordu. İşçilerin önemli bölümü kadınlardan oluşuyor, bazıları çocuk yaştaydı. Günde 12-14 saat, haftada altı gün çalışan işçiler, fosforlu karışım hazırlama ve kurutma gibi süreçlerde zehirli buhara maruz kalıyordu.

1882-1897 dönemine ait fabrika kayıtlarında fosforlu çene hastalığı görülen işçiler arasındaki ölüm oranı yüzde 19.15 olarak hesaplanmıştı. 1898 tarihli denetim raporunda 1231 çalışanın 83'ünün doğrudan, 644'ünün dolaylı beyaz fosfora maruz kaldığı kaydedilmişti. Aynı yıl şirket, 17 fosfor zehirlenmesi vakasını yetkililere bildirmediği gerekçesiyle yargılandı.

Annie Besant'ın 23 Haziran 1888 tarihli yazısı, düşük ücretli kadın ve çocuk işçilerin sağlıksız koşullarda çalışmasını gündeme taşıdı. İşten çıkarılan kadınların geri alınması ve para cezalarının kaldırılması talebiyle yaklaşık 1400 kadın işçi 5 Temmuz'da greve gitti. 21 Temmuz'da sona eren eylemde işten çıkarılan işçiler geri alındı ve keyfi ceza sistemi kaldırıldı.

Grevin ardından düzenlemeler gündeme geldi. İngiltere'de 1893'te beyaz fosforlu fabrikalara özel güvenlik kuralları uygulandı. Uluslararası sözleşme 26 Eylül 1906'da imzalandı; İngiltere'de White Phosphorus Matches Prohibition Act 21 Aralık 1908'de kabul edildi ve 1 Ocak 1910'da yürürlüğe girdi.

Kaynak: Evrensel