Kayseri’de safran yetiştiriciliği yapan girişimci Mustafa Demir, üretim çalışmalarını büyütme amacıyla hareket ettiğini belirtti. Safrana talebin her yıl arttığını, bitkinin kullanıldığı alanlardaki ilginin yükseldiğini ve üreticilerin tıbbi aromatik bitkilere yöneldiğini aktardı. Temel hedeflerinin safran yetiştiriciliğini yaygınlaştırmak olduğunu söyledi.
Demir, ilk üretim denemelerini şehirde açık arazide ve topraklı tarımla yaptıklarını, elde edilen sonuçların başarılı olduğunu anlattı. İklim risklerine karşı daha dayanıklı bir model geliştirmek amacıyla üretimi kapalı alana taşıdıklarını belirtti. Bu yıl Kayseri’de ilk kez kapalı alanda ve topraksız yöntemle safran ürettiklerini, ciddi bir verim elde ettiklerini ve yarım kilogramdan fazla safran hasadı yapmayı planladıklarını bildirdi.
Ziraat Yüksek Mühendisi Raisa Kalkay, Kayseri’nin iklim koşullarının safran yetiştirmek açısından zorlu olduğunu ve mevcut üretimin pilot bölge düzeyinde gerçekleştiğini ifade etti. Kapalı alan modelinin, geniş araziye sahip olmayan girişimciler için alternatif oluşturabileceğini vurguladı. Safranın her iklim koşuluna uygun olmadığını, kapalı ortamın ise üretimi sürdürmek isteyenlere alan imkânı sağlayabileceğini belirtti.
Kalkay, üretimin ilk aşamalarında iklim nedeniyle tereddüt yaşadığını, ancak safranın beklenenden daha erken açmasıyla birlikte sonuçların beklentilerin üzerine çıktığını anlattı. Kalay, tarımın ekonomik ve manevi değerinin yanı sıra insan psikolojisine de olumlu katkı sağladığını değerlendirdi. Çiçeklere, toprağa ve doğaya dokunmanın üretim sürecindeki rahatlaticı etkisini girişimcilere tavsiye etti.
Demir, girişimcilere safran yetiştiriciliğine ilişkin çeşitli görüşler bulunduğunu, ancak başarısızlık yönündeki değerlendirmelere fazla itibar edilmemesi gerektiğini önerdi. Önce açık arazideki uygulamayla başarılı sonuç alınmasının, ardından kapalı alana geçilmesinin önemini vurguladı.
Kaynak: Yeni Şafak