İstanbul’da yaşanan su baskınlarının ardından halk sağlığı için saha çalışmaları sürdürülüyor. İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Başkan Yardımcısı Dr. Mete Güngör, kanalizasyon suları ve kirli suların yaşam alanlarına ulaşmasının yaratabileceği sağlık risklerini değerlendirdi.

Sahada 200’den fazla çevre sağlığı teknisyeni çalışırken 39 ilçe sağlık müdürlüğü koordinasyonunda su güvenliği denetimleri sürdürülüyor. Güngör, şebeke sularında olası risklere karşı İSKİ ile birlikte iki gün süper klorlama yapıldığını ve analiz sonuçlarının başarılı çıktığını belirtti.

Bulaşıcı hastalıklar, su baskını dönemlerinde öncelikli başlıklardan. Güngör, Erken Uyarı Sistemi’nin devrede olduğunu ve çalışmaların tüm ilçelere yayıldığını söyledi. Ayazağa’da bir günde 100’e yakın ev ziyaret edildiğini bildiren Güngör, şu aşamada vaka kümelenmesi tespit edilmediğini açıkladı.

Vaka kümelenmesi görülürse erken uyarı sistemi devreye girecek ve filyasyon başlatılacak. Sel sonrası tahliye ve hijyen çalışmalarında farklı kimyasal ürünler karıştırılmamalı; zehirli gaz çıkışı ve solunum yolu zehirlenmeleri önlenmeli.

Suya maruz kalmış alanlar hızla havalandırılmalı ve kurutulmalı. Kurutulmayan alanlarda küf mantarlarının solunması ve cilde teması mantar enfeksiyonlarına yol açabileceğinden temizlikte maske ve eldiven kullanılmalı.

Sel suları, moloz ve atık temizliği sırasında oluşan çizik ve yaralanmalar kirli yara sayılıyor. Bu durumlarda gecikmeden sağlık kuruluşuna başvurularak tetanos aşısı kontrolü yaptırılmalı. Tesisattan emin olunmayan noktalarda kullanma suyu kaynatılmalı, içme suyu olarak kapalı ve ambalajlı su tercih edilmeli.

Kaynak: Karar