İsrail, 7 Ekim 2023’te alevlenen Gazze savaşının ardından ilk kez sandık başına gidiyor. Seçimle 120 sandalyeli Knesset’in yeni dağılımı belirlenecek. 7,3 milyon seçmenin oy kullanacağı yarışta hükümetin kurulabilmesi için 61 milletvekili onayı gerekiyor. Seçim barajı ise yüzde 3,25.
Son anketlere göre İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile ittifakının 48-50 sandalye, eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot’un başını çektiği Siyonist muhalefetin ise 52-54 sandalye alması bekleniyor. Yunus Emre Erdölen, iki bloğun da tek başına 61 milletvekili eşiğine ulaşamadığını belirtti.
Erdölen, daha fazla Arap vatandaşın oy verdiği iki farklı bloktan 14-15 milletvekili çıkabileceğini, ancak bu partilerle iş birliği yapmanın siyasi açıdan riskli olduğunu ifade etti. Eisenkot’un Arap partilerle koalisyon kurmayı reddettiğini de hatırlatan Erdölen, Arapların desteğiyle azınlık hükümeti kurulmasının İsrail için olağan dışı bir durum olacağını savundu.
Erdölen’in değerlendirmesine göre bazı İsrailliler, Arapların muhalefeti desteklemesini veya muhalefetin Arapların desteğiyle azınlık hükümeti oluşturmasını bekliyor. Bu birlikteliğin mümkün olmaması hâlinde seçimin yenilenmesi gündeme gelebilecek. Erdölen, böyle bir sonucun 2021-2022’de olduğu gibi art arda seçimlere yol açabileceğini öne sürdü.
Dr. Remzi Çetin ise seçim sonrası Netanyahu dışında işleyecek bir siyasi formül görmüyor. Netanyahu’nun 7 Ekim Savaşı sonrasındaki konumunu güçlü gördüğünü belirten Çetin, seçimden sonra da koalisyon ortağı arayacağını ve İsrail siyasetinden birdenbire çekilmeyeceğini düşündü.
Çetin, Netanyahu’nun İsrail siyasetinde bulunduğu sürece Türkiye ile ilişkilerin kısa vadede normalleşmesinin mümkün olmadığını savundu. 7 Ekim öncesinde başlayan ve Netanyahu’nun kararına rağmen ilerleyen normalleşme sürecinin yeniden eski günlerine dönmesini beklemiyor. Türkiye’nin Gazze’de yaşananları soykırım olarak nitelendirmesini de anımsatarak, iki ülkenin bu konudaki görüş farkının sürdüğünü belirtti.
Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika