İran'dan Hürmüz Boğazı için sert açıklama: 4 şart karşılanmadan geçiş yok
İran Meclis Başkanı Kalibaf, ablukanın kaldırılması, dondurulan varlıkların serbest bırakılması, petrol yaptırımlarının sonlandırılması ve askeri tehditlerin bitirilmesi şartlarının karşılanmaması durumunda Hürmüz Boğazı'nın açılmayacağını duyurdu.

İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, uluslararası deniz ticaretinin can damarı olarak nitelendirilen Hürmüz Boğazı'na ilişkin kritik açıklamalarda bulundu. Kalibaf, bölgedeki gerilimin tırmanmasına yol açan ifadelerinde, İran'ın talepleri karşılanmadan boğazın açılmayacağını net bir dille ifade etti.
Dört temel şart sıralandı
İranlı yetkili, boğazın yeniden uluslararası trafiğe açılması için yerine getirilmesi gereken dört temel şartı kamuoyuyla paylaştı. Bu şartlar şöyle sıralandı:
- Ablukanın kaldırılması: İran'a yönelik deniz ablukasının tamamen sona erdirilmesi,
- Dondurulan varlıkların serbest bırakılması: Yurt dışında bloke edilen İran varlıklarının iade edilmesi,
- Petrol yaptırımlarının sonlandırılması: İran ham petrolüne uygulanan uluslararası yaptırımların kaldırılması,
- Askeri tehditlerin bitirilmesi: Bölgedeki askeri baskı ve tehditlerin son bulması.
Stratejik boğazda tansiyon yükseliyor
Dünya petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 20'sinin geçiş güzergâhı olan Hürmüz Boğazı, son dönemde artan gerilimler nedeniyle küresel gündemin en kritik başlıkları arasında yer alıyor. Kalibaf'ın bu açıklaması, İran'ın batılı ülkelerle yaşadığı diplomatik krizin yeni bir boyuta taşındığına işaret ediyor.
İran tarafından ortaya konan şartların karşılanmaması durumunda, boğazın kapatılması ya da geçişlerin kısıtlanması senaryosu, küresel enerji piyasalarında ciddi dalgalanmalara yol açabilir. Uzmanlar, bu gelişmenin uluslararası ticaret ve enerji arz güvenliği açısından son derece hassas bir sürece işaret ettiğini vurguluyor.
Öte yandan, ABD ve müttefiklerinin İran'a yönelik yaptırım politikalarını sürdürmesi halinde bölgedeki tansiyonun daha da yükselmesi bekleniyor. Diplomatik kanallardan çözüm arayışlarının hızlanıp hızlanmayacağı ise önümüzdeki süreçte yakından takip edilecek en önemli konu olmaya devam edecek.


