Gedson Fernandes, Spartak Moskova'da forma giyen deneyimli orta saha oyuncusu, Türkiye'de geçirdiği dönemleri değerlendirdi. Portekizli futbolcu, Beşiktaş, Galatasaray ve Çaykur Rizespor formalarını da giydi.

Kulüp kanalında konuşan Fernandes, Batrakov'ın iyi bir kulübe gitmesini olumlu karşıladı ve başarılı olması için şans diledi. Futbolu yakından takip etmediğini, maçların ve antrenmanların ardından film, müzik ya da oyunla daha çok ilgilendiğini belirtti. Arkadaşları oynadığında veya büyük maçları izlediğinde ise futbol yayınlarını açabildiğini ifade etti.

Rizespor'da ligde kalma mücadelesi verdiğini anlatan oyuncu, alt sıralardaki bir takımda oynamanın büyük kulüplerdeki deneyimden ne kadar farklı olduğunu öğrendiğini söyledi. Bu dönemde her puanın belirleyici olduğunu ve maç planlarının sonuç odaklı yürütülmediğini vurguladı. Kazanmayı sevdiğini ve kaybetmeye tahammül edemediğini belirterek her maça ciddi yaklaştığını anlattı.

Mourinho'nun kendisine takımın her şeyin üzerinde olduğunu öğrettiğini aktaran Fernandes, başarının bireysel düşüncelerden daha önemli olduğu fikrini benimsediğini belirtti. Bu yaklaşımın futbol algısını değiştirdiğini ifade etti.

Çeşitli teknik direktörlerle çalıştığını belirten Portekizli, bazılarının daha sıcakkanlı, bazılarının daha duygusal ya da taktik ayrıntılara daha titiz olduğunu gözlemledi. Jorge Jesus'un taktiksel çalışmasının ise futbolu daha iyi anlamasını sağladığını söyledi.

Galatasaray'daki döneminde Fatih Terim'in kendisi için bir baba gibi olduğunu belirten Fernandes, Rui Vitoria'nın ise A takım seviyesinde ona ilk kez inanan kişi olduğunu açıkladı. En çok etkilendiği teknik direktörler arasında Jorge Jesus ile Mourinho'yu saydı; ilkisinin taktiksel gelişimine, ikincisinin ise düşünce tarzına katkı sağladığını belirtti.

Kaynak: Karar