Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye ile Libya arasında imzalanan deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına yönelik mutabakatın onaylanmasının ardından bölgedeki kararlı politikasını açıkladı. Avrupa Birliği başta olmak üzere gelen tepkilerin meşru gerekçe taşımadığını belirten Erdoğan, Doğu Akdeniz'de üstünlük kurma amacı taşımadıklarını vurguladı.
Erdoğan, bölgedeki anlaşmazlıkların barışçıl yöntemlerle ele alınması ve tüm kıyıdaş ülkelerle diyalog kurulması gerektiğini ifade etti. Türkiye'nin hak ve menfaatlerini korumaya odaklandığını belirten Erdoğan, deniz yetki alanlarındaki tutumunun net olduğunu aktardı.
Akademisyen ve hukukçu Doç. Dr. Levent Ersin Orallı, Sevilla Haritası olarak anılan yaklaşımın Türkiye'nin deniz alanlarını Antalya ve Hatay çevresiyle sınırlandırma amacı taşıdığını savundu. Fransa ve İtalya'nın Yunanistan'la anlaşmalar yoluyla hidrokarbon arayışına girmesini, buna karşılık Türkiye'nin faaliyetlerinin engellenmek istendiğini öne sürdü.
Orallı, bölgesel güç olmanın savunma sanayii, nüfus ve kara ordusuyla sınırlı kalmadığını, deniz yetki alanlarında güçlü olmanın ve coğrafyanın ekonomik olanaklarından yararlanmanın gerektiğini belirtti. Türkiye'nin doğal gaz ve petrolü çıkarma, işleme ve boru hatlarıyla pazarlara ulaştırma kapasitesinin önemli olduğunu aktardı.
Libya'da yaşanan değişimleri değerlendiren Orallı, Mısır ile Yunanistan arasındaki mutabakatın yaklaşık 100 bin kilometrekarelik deniz alanını etkilediğini ve bu alanın Girit üzerinden Yunanistan'a bırakılmasının sorunlu olduğunu ileri sürdü.
Rusya-Ukrayna Savaşı sonrasında Rusya'nın bölgeden çekilmesi, Hafter'e desteğin zayıflaması ve Wagner'in geri çekilmesinin Libya'nın toprak bütünlüğü açısından güçlü dayanaklar oluşturduğunu söyleyen Orallı, Mısır'ın da Libya ile ortak bir mutabakat zemine yaklaştığını kaydetti.
Kaynak: A Haber Gündem