Yapay zekâ, yabancı dil eğitiminde konuşma pratiği, telaffuz analizi, yazma çalışmaları ve dil bilgisi sorularında kullanılıyor. Öğrenciler araçlarla diyalog kurup hataları hakkında geri bildirim alabiliyor; kurumlar da öğretmenli derslere yapay zekâ destekli etkinlikler ekliyor.

British Council’in çevrimiçi programındaki yapay zekâ etkinlikleri, derslerde öğrenilenleri pekiştirmek ve öğrencilere tek başlarına konuşma pratiği sunmak için kullanılıyor.

İnsanla iletişim ihtiyacının sürdüğünü belirten Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Yabancı Diller Eğitimi Bölümü İngiliz Dili Eğitimi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kadriye Dilek Bacanak, yapay zekânın iyi bir yardımcı olduğunu ancak yalnızca bu teknolojiyle dil öğrenmek için erken olduğunu savunuyor. Öğrencilerinin uygulama üzerinden ödev yerine bir insanla bire bir konuşmayı tercih ettiğini aktardı.

Bacakak’a göre öğrenciler karşıdakinin tepkisini görmek ve insani bir onay almak istiyor. Bu nedenle dil öğrenmek, yapay zekânın gelişmesiyle rafa kaldırılacak bir eylem değil.

IELTS ve TOEFL gibi sınavlarda yapay zekâ hazırlık sürecine yardımcı olabiliyor. Yalnızca bu araçlarla çalışmanın her öğrenci için yeterli olmayacağını belirten Bacanak, eksiklerin belirlenmesi, gelişimin izlenmesi ve ihtiyaçlara göre yönlendirme açısından öğretmen desteğinin önemini koruduğunu ifade ediyor.

Kullanılan uygulamalar arasında Lily ile görüntülü konuşma özelliği sunan Duolingo Max, kişisel konuşma çalışmalarında Speak, telaffuz analizinde ELSA Speak, anlık geri bildirim veren Loora, günlük yaşam senaryolarında Babbel Speak ve öğretmenli derslerin ardından konuşma pratiği yaptıran British Council – AiBC yer alıyor.

Kaynak: Hürriyet