Naim BABÜROĞLU'ya göre Cumhuriyet, Mustafa Kemal'in çağdaş Türkiye projesinin ve uzun hazırlığın sonucuydu. 25 Nisan 1915'te Çanakkale Muharebeleri'yle tarih sahnesine çıkan Mustafa Kemal, 19 Mayıs 1919'da Samsun'da Millî Mücadele yolculuğuna başladı. İlan günü 42 yaşındaydı.

Cumhuriyete giden süreç, 23 Nisan 1920'de Meclis'in açılması, millî egemenliğin 1921 Anayasası'na girmesi, Sakarya Meydan Muharebesi, Büyük Taarruz, saltanatın kaldırılması ve Lozan Barış Antlaşması ile ilerledi. 13 Ekim 1923'te Ankara başkent yapıldı; 29 Ekim'de Meclis Cumhuriyeti ilan etti.

İlan günü nüfus 13 milyondu. Erkeklerde okuma yazma oranı yüzde 7, kadınlarda binde 4'tü. 72 ortaokul, 23 lise ve bir üniversite vardı; 40 bin köyün 37 bininde okul, yol ve posta yoktu. Bebek ölüm oranı yüzde 60'ın üzerindeydi.

Medeni Kanun 17 Şubat 1926'da çıkarılınca kadınların hakları genişletildi; 1934'te milletvekili seçme ve seçilme hakkını kazandılar. Türkiye, bu hakkı veren ülkeler arasında Avrupa'da yedinci, dünyada 12'nci sırada yer aldı.

Cumhuriyet Halk Partisi'nin 1927'deki ilkeleri Cumhuriyetçilik, Milliyetçilik ve Halkçılıktı; 1931'de Laiklik, Devletçilik ve Devrimcilik eklendi. Altı Ok 1937'de anayasa maddesi oldu. Naim BABÜROĞLU, laikliği ve çağdaşlaşmayı dönüşümün temel unsurları arasında gösterir.

Yazar, Hatay'ın katılımı, Türkiye'nin İkinci Dünya Savaşı dışında tutulması ve 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı ile millî bağımsızlık ilkesinin süren etkisini anlatır. 1923'ten 1938'e dek eğitim, sanayi, sağlık ve kadın haklarındaki gelişmeyi değerlendirir. Cumhuriyet'in 103. yılında gençlere sorumluluk yüklenirken birlik ister.

Kaynak: Sözcü