Çubuk'a 33 yıl önce gelin gelen Hülya Elma, 4 çocuğunu büyüttükten sonra iş hayatına atılmaya karar verdi. Daha önce uzun ömürlü saklama kapları satıyordu; dolandırılma nedeniyle ailenin birikimlerini kaybetti. Maddi sıkıntıya rağmen sıfırdan başladı.
Elma, mutfak gideri için ayırdığı parayla 1 kilogram kıyma ve 5 kilogram un alarak annesiyle evde mantı üretti. Kazancını yeniden malzemeye yatırdı ve birkaç ay içinde üretimi artırdı. Ailesinin desteğiyle çalışma alanını genişleterek hamur yoğurma ve açma makineleri edindi.
Çevredeki talebin artmasıyla Ankara'daki çeşitli işletmelere mantı vermeye başladı ve zamanla kendi iş yerini açtı. Ürünlerine yaprak sarma, kurabiye, börek, baklava ve farklı yöresel yemekler de ekledi.
İlçenin düğün ve davet sofralarında önemli yer tutan homaça, müşteri talepleri üzerine üretim listesine katıldı. Dana eti ve tuzla hazırlanan yemek, odun ateşinde yaklaşık 7-8 saat pişirildikten sonra servis ediliyor. Elma, belediyeyle iş birliğiyle homaçanın coğrafi işaret tescilini aldıklarını ve Çubuk'un gastronomi kültürünü tanıtmayı hedeflediklerini aktardı.
Müşteri kitlesi Ankara'nın çeşitli ilçeleri, Türkiye'nin farklı illeri ve yurt dışına uzandı. Elma, Almanya ve Fransa başta olmak üzere sipariş alındığını, erişte ve tarhana gibi ürünleri kargoyla gönderdiklerini, homaça gibi yemekleri de uygun taşıma koşullarında müşterilere ulaştırdıklarını açıkladı.
İşletmede 40'ın üzerinde kadınla çalıştığını belirten Elma, üretimde ailesinin, annesinin ve kayınvalidesinin desteğini aldığını söyledi. Kazancını yeniden üretime yatırdığını ve imkânları ölçüsünde ekipman ile iş yeri yatırımı yaptığını anlattı. Geleneksel lezzetlerin gelecek nesillere aktarılmasını ve kadınların ekonomik hayatta daha fazla yer almasını önemsediğini vurguladı.
Kaynak: Yeni Şafak