Türk Devletleri Teşkilatı Devlet Başkanları Konseyi'nin 13'üncü Zirvesi kapsamında Çankaya Köşkü'nde düzenlenen toplantıda Aile ve Kadın Konseyi'nin kurulacağı duyuruldu. Toplantıya katılan Bakan Göktaş, zirve vesilesiyle ilk kez toplanan Yüksek Onur Kurulu'nun konseyin en büyük dayanağı olacağını bildirdi.

Göktaş, himayenin başında bulunan Emine Erdoğan ile Yüksek Onur Kurulu'ndaki diğer lider eşlerine teşekkür etti. Konseyin, aileleri güçlendiren ve kadınların toplumsal ve ekonomik hayata katılımını destekleyen çalışmaları ülkeler arasında düzenli istişare ve tecrübe paylaşımı yoluyla ortak projelere dönüştürmesi hedefleniyor.

Hazırlık sürecinde 2024'te İstanbul'da aile, 2025'te Bakü'de kadın başlıklarına odaklanılan çalışmalar yürütüldü. Ankara'daki toplantıda bu iki alanı Aile ve Kadın Konseyi altında birleştiren adım atıldı. Göktaş, konuşmanın Türk Devletleri Teşkilatı'nın Dilde Fikirde İşte Birlik teması kapsamında gerçekleştiğini ve konseyin Türk Dünyası 2040 Vizyonu için ortak sosyal politika zemini oluşturmasının beklendiğini açıkladı.

Konseyin öncelikleri arasında aile yapısının korunması, gençlerin aile kurma ve çocuk sahibi olma kararlarının desteklenmesi, kadınların sosyoekonomik gücünün artırılması, çalışma hayatı ile aile hayatının uyumu, dijital fırsatlardan yararlanma, çocukların dijital güvenliği ile kadın ve çocukların şiddetten korunması yer aldı. Bakan Göktaş, aileyi ve kadını birbirini tamamlayan hedefler olarak gördüklerini belirtti.

Göktaş, demografik dönüşüm, aile kurma yaşı, hane yapısı, düzensiz göç, afetler ve iklim değişikliğinin aileler üzerindeki etkilerini gündeme taşıdı. Sınır tanımayan bu sorunların ortak tecrübe ve ortak yanıt gerektirdiğini belirten Bakan, Türkiye'de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatlarıyla 2025'in Aile Yılı, 2026-2035 döneminin ise Aile ve Nüfus On Yılı olarak belirlendiğini hatırlattı.

Katılımcı ülkelerin temsilcileri toplantıda aile ve kadın politikalarına ilişkin değerlendirmelerini paylaştı. Göktaş, katılımcı ülkelerin birikimlerini ortak zeminde birleştirmeye hazır olduklarını, böylece Türk dünyasına özgü sosyal politika anlayışının güçlenebileceğini bildirdi.

Kaynak: Yeni Şafak