Alihan Kuriş'in 'Glooper' ağı deşifre oldu: FETÖ'nün ByLock'u gibi kullanılmış
Süleymancılar cemaatinin lideri olarak bilinen Alihan Kuriş'in yönettiği suç örgütünün, mağazalarda bulunmayan ve üç kademeli doğrulama sistemiyle korunan 'Glooper' adlı gizli bir uygulama üzerinden haberleştiği ortaya çıktı.

Süleymancılar cemaatinin lideri olarak tanınan Alihan Kuriş'in yönettiği iddia edilen suç örgütüne yönelik soruşturmada önemli bir ayrıntı daha aydınlığa kavuştu. Yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 38 şüpheliden 32'si tutuklanmıştı.
Gizli uygulama üzerinden şifreli iletişim
Edinilen bilgilere göre, örgüt üyelerinin Glooper adlı özel bir uygulama aracılığıyla haberleştiği belirlendi. Söz konusu uygulamanın App Store ve Play Store gibi yaygın dijital mağazalarda yer almadığı, dışarıdan erişime tamamen kapalı olduğu ve üzerinde özel veri işleme ile dosyalama işlemlerinin yapılabildiği tespit edildi.
Üç kademeli güvenlik sistemi
Uygulamaya girişin üç kademeli doğrulama sistemiyle sağlandığı ortaya çıktı. Platformda yurt, personel, idari ve mali işlere ilişkin hesapların tutulduğu, hocalarla iletişimin ise şifreli elektronik postalar aracılığıyla gerçekleştirildiği öğrenildi.
Bakan Çiftçi: "FETÖ'nün ByLock'u gibi"
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, konuya ilişkin yaptığı açıklamada örgütün iletişim altyapısına dikkat çekti. Çiftçi, "Önceden FETÖ'cüler ByLock uygulamasını kullanıyorlardı. Bu akımın da örgüt üst yönetiminin kullandığı 'Glooper' diye bir uygulama var. Üst kademe, üç kademeli doğrulama ile uygulamaya girebiliyor" ifadelerini kullandı.
Kuriş'in ifadesindeki savunma
Tutuklanan Alihan Kuriş, emniyetteki ifadesinde örgüt kurma, yönetme, kara para aklama ve dolandırıcılık suçlamalarını kabul etmedi. Dedesinin varisi ve temsilcisi olduğunu ileri süren Kuriş, kimseye emir ya da talimat vermediğini öne sürdü. MASAK raporlarındaki milyarlarca liralık para hareketleri ve tanık beyanlarına yönelik iddiaları da reddeden Kuriş, örgüt yöneticileri için "sosyal çevrem" ifadesini kullandı. Aylık 380 bin lira gelir elde ettiğini belirten Kuriş, evinden çıkan yüklü miktardaki altın ve paraların bir kısmının düğünlerde takılan takılardan, bir kısmının ise çocuklarına verilen hediyelerden oluştuğunu iddia etti.
32 şirket ve 100 milyar TL'lik para transferi
Adalet Bakanı Akın Gürlek ve İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, soruşturmanın dini faaliyetlerle bir ilgisinin bulunmadığının altını çizdi. Başsavcılık açıklamasında da soruşturmanın şüpheli mali işlemler üzerinden yürütüldüğü bildirildi. Örgütle mali ve ticari bağlantıları olduğu değerlendirilen 32 şirket tespit edildi. Bu şirketler arasında Armine Giyim, Ayakkabı Dünyası ve Verona Ev Tekstil gibi inşaattan gıdaya, kuyumculuktan denizcilik ve eğitime kadar farklı sektörlerde faaliyet gösteren firmalar yer aldı. MASAK incelemelerinde, çeşitli yöntemlerle yurt dışına çıkarıldığı belirlenen tutarın 100 milyar TL'yi aştığı kaydedildi.
Köln'de 70 milyon dolarlık genel merkez
Bakan Çiftçi, NTV yayınında yaptığı değerlendirmede Alihan Kuriş'in 2016'da liderliği devralmasıyla birlikte örgüt faaliyetlerinin daha gizli yürütülmeye başlandığını söyledi. Çiftçi ayrıca cemaatin Almanya'nın Köln kentinde 70 milyon dolarlık bir genel merkez inşa ettiğini ve faaliyetlerin bu merkeze kaydırılacağının değerlendirildiğini aktardı.
Operasyonda 200 kilo altın ele geçirildi
Soruşturma kapsamında aranan isimler arasında Alihan Kuriş'in firari kardeşi Hilmi Tuna Kuriş de bulunuyor. Çeşitli adreslere düzenlenen operasyonlarda bir adreste kaynağı belirsiz 200 kilo külçe altın ele geçirildi. Piyasa değerinin yaklaşık 1,34 milyar TL olduğu açıklanan altınlarla ilgili soruşturma derinleştirilirken, Kuriş'in yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü bildirildi.

