Cevdet Yılmaz’ın TBMM Plan ve Bütçe Komisyonuna sunduğu 2027 bütçesi, Dayanıklılık, Refah ve Dönüşüm Bütçesi olarak tanımlandı. Bütçenin temel hedeflerinden biri enflasyonla mücadele etmek ve hanehalkının günlük yaşamını rahatlatmak.

Enflasyonun Eylül 2026 itibarıyla yüzde 29,7 seviyesinde olduğu belirtilirken, 2026 sonunda yüzde 28,4, 2027 sonunda ise yüzde 21’e düşürülmesi hedefleniyor. Orta Vadeli Program kapsamında enflasyonun 2028’de yüzde 13,5, 2029’da yüzde 9 olması öngörülüyor.

Barınma maliyetlerini azaltmak amacıyla sosyal konut finansmanına 250 milyar lira ayrılıyor. İstanbul’da başlatılan 15 bin kiralık sosyal konut projesiyle konut arzının genişletilmesi ve kira enflasyonunun düşürülmesi amaçlanıyor.

Enerji destekleri için 605 milyar lira öngörülüyor. Düşük tüketim kademesindeki doğal gaz faturalarının yüzde 56’sı ile elektrik faturalarının yüzde 53’ü devlet desteğiyle karşılanıyor. Sosyal yardımlara ayrılan kaynak ise 1,34 trilyon lira olarak belirlendi.

Küresel enerji piyasalarındaki gelişmeler bütçe hedeflerini etkileyebilir. Değerlendirmeye göre petrol fiyatlarının 100 doların üzerinden 70 dolar seviyelerine gerilemesi, enerji maliyetlerini ve bütçedeki destek yükünü azaltabilir. Temel senaryoda nisan-mayıs aylarında enflasyonun yüzde 24 civarında gerçekleşmesi mümkün görülüyor.

Vatandaşın refahı ücret artışlarının niteliğine de bağlı. Ocak ve şubat aylarında ücretlerdeki artışın yeni fiyatlama dalgasına dönüşmemesi, piyasa denetimlerinin güçlendirilmesi ve rekabet ortamının korunması gerekiyor. Enflasyonun yavaşlaması, konut ve enerji destekleri ile ücretlerdeki iyileşmenin satın alma gücünü belirgin biçimde artırması halinde hanehalkı için hissedilebilir bir rahatlama sağlayabilir.

Kaynak: Yeni Şafak